14 Kasım 2007 Çarşamba

HAYATA NASIL BAKIYORSUNUZ:




HAYATA NASIL BAKIYORSUNUZ:
Fransa’da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar :
— “Ne yapıyorsun?”
— “Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi.
—”Bu parçalanması imkânsız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır bir iş,
Ölümden beter.” Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar : -”Ne yapıyorsun? -”İşçi cevap verir:
—Kayaları mimari plana uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli. Sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi.”
Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler.
—”Ya sen ne yapıyorsun?” diye sorar.
—“Görmüyor musun?” der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak.” Bir katedral yapıyorum”Bu hikâyenin enteresan tarafı her üç işçinin de aynı işi yapıyor olmaları. Görmeyi seçtiğiniz yol sizin tutumunuza bağlıdır
Bugün hava biraz bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi?
Güllerin dikeni mi vardır, dikenli dalların gülleri mi?
Bardağın yarısı boş mudur, yarısı dolu mu?
Yoksa bardak olması gerekenin iki katı büyüklükte midir?
Seçim size ait…
Yazar: Allen Klein


UYARLAMA
Bir eğitimci olarak olaylara ve okuduklarıma bakış açım icra etmeye çalıştığım meslek yönüyle olur. O açıdan bu okuduğum hikâye benim çok hoşuma gitti. Çünkü içinde bulunduğumuz meslek itibariyle burada tasvir edilen tabloyu görebiliyoruz. Şöyle ki bizde bu soruyu öğretmenlerimize yönelttiğimizde burada ki üç cevaba yakın cevaplar alabiliriz.
Birinci öğretmene yaklaşıp sorarız ne yapıyorsun sen:
“Nesin sen, kör mü?” diyerek karşılık verir.
Anasının babasının evde baş edemediği veletlerle kısıtlı imkânlar içinde uğraşıyorum. Bunlardan hiçbiri adam olmaz ama ne yaparsın işimiz bu.
İkinci öğretmene yaklaşıp sorarız ne yapıyorsun sen:
Devletin bize tahsis ettiği saatler içinde, yine devletin tarif ettiği ve planladığı şekilde çocuklara ders anlatıyorum. Bu iş oldukça sıkıcı ama ne yaparsın ekonomik krizin olduğu bir zamanda bu iş benim için iyidir.
Üçüncü öğretmene yaklaşıp sorarız ne yapıyorsun sen:
Görmüyor musun diye eliyle işaret ederek geleceğin fikir işçilerini, altın neslini, geleceğin aydınlık simalarını yetiştiriyorum. Toprağa atılan tohum gibi gelecek neslimizin vicdanına kutsal değerlere saygıyı, dürüstlüğü, çalışmayı, erdemi, azmi ve başarıyı koyuyorum. Baharda açan bir çiçek gibi bu evlatlarımız daha güzel ve daha yaşanılası bir dünya oluşturacaklar. Diye hakikati haykırır.

Abdulkadir Gök

Hiç yorum yok: