
Çürük Dişler Hastalık Habercisi
Diş Hekimi Fatih Kutsal-Karaman
Diş çürüğü çocuklukta en sık rastlanan kendiliğinden geçmeyen ve antibiyotikler ile tedavi edilemeyen bir hastalık olmaya devam etmektedir. 6-8 yaşları arasındaki çocukların yarısından fazlasında diş çürüğü vardır. 15 yaşındakilerin üçte ikisinde diş çürüğü vardır. Her yıl diş ile ilgili hastalıklar yüzünden 51 milyon okul saati kaybedilmektedir. Tedavi edilmemiş hastalıklar nedeni ile oluşan ağrı, yeme öğrenme ve konuşma sorunlarına neden olabilir. Ayrıca ağız hijyeni kötü olan kişilerde şu gibi sağlık problemleri ortaya çıkabilir.
*kardiovasküler/ serebrovasküler sistem hastalıkları, (kalp /damar hastalıkları)
*osteoporoz, (kemik erimesi)
*üst solunum yolları enfeksiyonları,
*kadınlarda erken doğum,
*düşük doğum ağırlığı riskinin birkaç kat artması,
*diabetli hastalarda ağız enfeksiyonlarının hiperglisemiye neden olması,
Diş ve dişeti hastalıklarından korunmanın ilk şartı erken tespittir. Bunun için yılda en az bir iki defa Diş Hekimine kontrol muayenesine gidilmelidir. Gelişmiş ülkelerde diş hekimine gitme sıklığı; yılda 5 iken, ülkemizde bu oran 0.7'dir. AB ülkelerinde bir diş hekimi günde ortalama 15 - 20 hastaya bakarken, ülkemizde bir diş hekimi günde 5 - 6 hastaya bakmaktadır.
Bu istatistikler de göstermektedir ki halkımız diş hekimine en son çare olarak müracaat etmektedir. Halkın ağız ve diş sağlığı konusundaki bilinç düzeyi arttıkça müracaat sayısı da artmaktadır. Ağız ve diş sağlığının korunmasında fırça ve macun kullanımının önemi tartışılmazdır. Ülkemizde yıllık diş macunu tüketimi 1990 yılında 40-45 gr iken bu oran 2004 yılında 90 gr’ a ulaşmıştır. .İngiltere’de yılda kişi başına 480 gr diş macunu tüketilmektedir Macun konusunda bir konuyu yeri gelmişken açıklamakta fayda var. Diş macununun fırça üzerine mercimek büyüklüğünde uygulanması yeterlidir. Burada asıl görevi fırça yapmaktadır. Temizliği mekanik olarak fırça gerçekleştirmektedir.
Diş sağlığımız için nasıl beslenmeliyiz?
Diş sağlığı için zararlı olarak nitelendirilen gıda maddeleri şekerli ve asitli gıdalar ile dişler üzerine yapışıp kalan, kolay temizlenemeyen maddelerdir. Bunları tamamen kesmek değil ancak belirli bir düzen içinde tüketmek diş çürüğünün önlenmesi için gereklidir.
Diş sağlığı için önerilen beslenme şekli;
· Şekerli, yapışkan ya da asitli gıdalar üç ana öğün içinde tüketilmelidir.
· Öğün aralarında elma, havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar yenmelidir.
· Şekerli, yapışkan gıda yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümküm değilse ağız su ile çalkalanmalı ya da bir bardak su içilmelidir.
· Yine şekerli gıda yendikten sonra ağza atılacak bir parça peynir şekerin çürük oluşturucu etkisini gidermek açısından son derece önemlidir.
Diş çürüğü çocuklukta en sık rastlanan kendiliğinden geçmeyen ve antibiyotikler ile tedavi edilemeyen bir hastalık olmaya devam etmektedir. 6-8 yaşları arasındaki çocukların yarısından fazlasında diş çürüğü vardır. 15 yaşındakilerin üçte ikisinde diş çürüğü vardır. Her yıl diş ile ilgili hastalıklar yüzünden 51 milyon okul saati kaybedilmektedir. Tedavi edilmemiş hastalıklar nedeni ile oluşan ağrı, yeme öğrenme ve konuşma sorunlarına neden olabilir. Ayrıca ağız hijyeni kötü olan kişilerde şu gibi sağlık problemleri ortaya çıkabilir.
*kardiovasküler/ serebrovasküler sistem hastalıkları, (kalp /damar hastalıkları)
*osteoporoz, (kemik erimesi)
*üst solunum yolları enfeksiyonları,
*kadınlarda erken doğum,
*düşük doğum ağırlığı riskinin birkaç kat artması,
*diabetli hastalarda ağız enfeksiyonlarının hiperglisemiye neden olması,
Diş ve dişeti hastalıklarından korunmanın ilk şartı erken tespittir. Bunun için yılda en az bir iki defa Diş Hekimine kontrol muayenesine gidilmelidir. Gelişmiş ülkelerde diş hekimine gitme sıklığı; yılda 5 iken, ülkemizde bu oran 0.7'dir. AB ülkelerinde bir diş hekimi günde ortalama 15 - 20 hastaya bakarken, ülkemizde bir diş hekimi günde 5 - 6 hastaya bakmaktadır.
Bu istatistikler de göstermektedir ki halkımız diş hekimine en son çare olarak müracaat etmektedir. Halkın ağız ve diş sağlığı konusundaki bilinç düzeyi arttıkça müracaat sayısı da artmaktadır. Ağız ve diş sağlığının korunmasında fırça ve macun kullanımının önemi tartışılmazdır. Ülkemizde yıllık diş macunu tüketimi 1990 yılında 40-45 gr iken bu oran 2004 yılında 90 gr’ a ulaşmıştır. .İngiltere’de yılda kişi başına 480 gr diş macunu tüketilmektedir Macun konusunda bir konuyu yeri gelmişken açıklamakta fayda var. Diş macununun fırça üzerine mercimek büyüklüğünde uygulanması yeterlidir. Burada asıl görevi fırça yapmaktadır. Temizliği mekanik olarak fırça gerçekleştirmektedir.
Diş sağlığımız için nasıl beslenmeliyiz?
Diş sağlığı için zararlı olarak nitelendirilen gıda maddeleri şekerli ve asitli gıdalar ile dişler üzerine yapışıp kalan, kolay temizlenemeyen maddelerdir. Bunları tamamen kesmek değil ancak belirli bir düzen içinde tüketmek diş çürüğünün önlenmesi için gereklidir.
Diş sağlığı için önerilen beslenme şekli;
· Şekerli, yapışkan ya da asitli gıdalar üç ana öğün içinde tüketilmelidir.
· Öğün aralarında elma, havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar yenmelidir.
· Şekerli, yapışkan gıda yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümküm değilse ağız su ile çalkalanmalı ya da bir bardak su içilmelidir.
· Yine şekerli gıda yendikten sonra ağza atılacak bir parça peynir şekerin çürük oluşturucu etkisini gidermek açısından son derece önemlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder