2 Aralık 2007 Pazar

SÖZÜN BAŞLADIĞI YER


SÖZÜN BAŞLADIĞI YER
CENNET ÇÖMLEK 8/A
O gün güneş her zamankinden daha güzel doğmuştu Serkan için. Çünkü köye gideceklerdi. Dünyada canı gönülden sevdiği dedesinin ve köydeki çocukların yanına gideceklerdi. Serkan şehri ve insanlarını sevmiyordu. Şehirdeki insanlar Sarkanın konuşmayışını hep bir kusur bilerek yüzüne vurdular yıllar boyunca.
Annesi ve babası bile Sarkanın konuşmayışını artık yüzüne vurur olmuşlardı. Bu yüzden Serkan odasından dışarı çıkmaz, insanlardan uzak durur olmuştu. Yanına biri gelse hemen gözleri buğulanır sonra da gözyaşlarına boğulur, yatağına gizlenirdi. Serkan için yaşamak adeta bir ızdıraptı. Ne kadar çok istiyordu o da diğer çocuklar gibi konuşmayı.

Konuşamadığı için gözünden yaşlar birer inci tanesi gibi parlayarak dökülür, geceleri hiç uyumazdı. Yıldızları seyreder gecenin sesiz karanlığını dinleyerek dalar giderdi. Belki konuşabilse etrafındakilere neler haykıracaktı. Sonunda Serkan evden kaçmayı düşündü. Kaçsa nereye kaçacaktı ki daha çocuk yaşta ve evden dışarı hiç çıkmayan biri. Sokaklarda rezil ve sefil bir halde ölürdü, bunları düşünerek vazgeçti.
Annesi ve babası bir karar aldılar. Bu karar hem Serkan için hem de onlar için çok güzel bir karardı. Günlerden pazardı. Babası Sarkanın odasından çıkmasını ve kendisiyle kahvaltı yapmak istediğini söyledi ve aşağıya indi. Serkan çok sevindi. Ailesiyle birlikte kahvaltı yapmayalı uzun zaman olmuştu. Bu yüzden sevinçle aşağıya indi. Ailesi ile birlikte kahvaltı yaptıktan sonra babası konuyu açtı ve fikrini sordu. Serkan’ın önce içinde bir parçalanma oldu sonra sevindi. Evet, eklinde kafasını salladı. Odasına gitti ve düşünmeye başladı. Köyü ve insanlarını düşündükçe mutluluktan uçacaktı. Ama ne kadar da çok istese yinede kalbinde bir sızı hissediyordu.

Köye gidecekleri gün gelip çatmıştı. Serkan için zorda olsa anne ve babasından ayrılmıştı. Köydeki ilk gününde Serkan’ın etrafı onu merak eden çocuklar tarafından sarıldı ve Serkan’ın nasıl biri olduğunu öğrenmeye çalıştılar.

Serkan böyle bir duruma alışık olmadığı için ilk başlarda biraz utanıp sıkıldı ama kısa bir süre sonra o da onların hayran bakışlarına ve gösterdikleri sevgiye alıştı. Serkan gerçekten çok mutluydu köyde. Şehri ve ona yapılan haksızlıkları o küçücük hafızasından kısa sürede silip atmıştı. Artık şehri değil köyü düşünür olmuştu Serkan. Kendisine bu kadar sevgi göstereceklerine inanamadı. Bir iki günde geçer merakları diye düşünüyordu arada sırada. Ama Serkan bu düşüncesinde yanılmıştı. Çünkü köy halkının ve çocukların Serkan’a olan güvenleri, sevgileri hiç bitmemişti. Köydeki fertlerden biri sokakta Serkan’ı görse ona gülümser, hal hatır sorar. El, kol hareketleriyle anlaşarak ilgi gösterirlerdi. Serkan eskisi gibi içine kapanlı pısırık, insanlardan kaçan, kendisini kusurlu olarak gören biri değildi artık. Aksine insanları seven, insanlarla görüşmek için can atan, konuşamayışının da kötü bir şey olmadığını anlayan biriydi. Serkan da çok büyük gelişmeler vardı. Bunu kendiside fark ediyordu .Arada bir ziyaretine gelen anne ve babası bile Sarkanın bu değişine karşı çok şaşırır olmuştular. Onlar ise böyle bir şeyin mucizeden başka hiçbir şey olmayacağını söylüyorlardı.
Günler aylar su gibi geçip gidiyordu. Serkan da artık yaşamını bir köylü gibi sürdürüyordu. Serkan da köydeki gençler gibi bir yavuklusu vardı. Adı ise Saadet’ti. Saadet o kadar güzeldi ki bütün köylünün dilindeydi. Uzun siyah saçları, siyah gözleri, al yanakları vardı. İkisi de Birbirlerinden hoşlanıyorlardı. Saadet Serkan’ın konuşamamasına hiç aldırmıyordu. Serkan için vazgeçilmez biriydi Saadet. Köy yerinde ulu orta konuşulmadığı için gece dere başında konuşurlardı. Serkan yine Saadetle görüşmek için gece dışarı çıkmıştı. Tam Saadetlerin sokağına girdiğinde gözlerine inanamadı şok oldu. Sonra gözyaşlarına boğuldu ve yüreğinin ta derinliklerinden bir ses çıktı ve artık Serkan bir mucizeyle konuşmaya başlamıştı. Köylüler geldiklerinde iki şokun altındaydılar birincisi Serkan’ın konuşması ikincisi ise Sadetlerin evi yanmasıydı. Bu olaydan sora Serkan da diğer insanlar gibi konuşmaya başladı.

Hiç yorum yok: